Mobil hidrolik sistemlerin dijital kontrolü, enerji verimliliğini artırıyor ve mobil iş makinelerini Nesnelerin İnterneti’ne (IoT) hazır duruma getiriyor. Mobil hidrolik sistemleri uzmanları, Bosch’un motor elektroniği alanındaki geliştirici ve programcılarıyla yakın çalışmalar sürdürüyor.

…Vardiya başlangıcında, inşaat makinesinin sürücüsü ekskavatörü çalıştırır. Ağa bağlanır, otomatik olarak iş sahasını ve üzerinden çalışılan işin bilgilerini yükler. Kısa bir yazılım güncellemesi, motoru hava durumu tahminine göre otomatik olarak ayarlar. Ayrıca belirli bir bileşen, 100 çalışma saati içinde kritik bir duruma erişecek olursa ve değiştirilmesi gerekiyorsa ekskavatör, ustabaşına bu durumu bildiren bir elektronik posta gönderir…

Ağırlığı birkaç ton olan mobil iş makinelerinin işlevlerinin kontrolü için yazılım kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Mobil hidrolik sistemlerin elektronik hale getirilmesindeki amaç, ilk aşamada yakıt tüketimini azaltmak ve karmaşık süreçleri basitleştirmekti. Şimdiyse hedeflenen iş ve tarım makinelerinin Nesnelerin İnterneti ile bağlantısını kurmak…

Elektronik donanıma sahip mobil hidrolik sistemleri, daha az yakıt tüketimi ve egzoz tüketimi için olduğu gibi işlevlerin yazılıma transferinde de büyük rol oynayacak. Bu sayede yardım sistemleri, operatörün günlük görevlerini azaltacak ve tehlikelere karşı koruma sağlayacak. Yapılandırılabilir ve açık olan yazılım ve donanım mimarisi, uygulamaların istenen ihtiyaçlar doğrultusunda, düşük maliyete yapılmasına olanak tanıyacak.

Gelecekte bilginin mobil elektronik cihazların kontrol ünitesi ve veri bulutu arasındaki veri değişiminin sorunsuz olması hedefleniyor. Bu da uygunluk ve verimliliğin artacağı anlamına geliyor. Üstelik veri kullanımı sayesinde yepyeni işletme modelleri yaratılabilecek. Kısacası yazılımlar, sahada kullanılan mevcut makinelerin teknolojisini geride bırakacağa benziyor.

Makinedeki Tüm Kontrol Üniteleriyle Yakından Etkileşim

Sürecin bu kadar ilerlemesini sağlayan ilk neden, dünya çapındaki emisyon gerekliliklerinin yaygınlaşmasıydı. Üreticilerin, yalnızca egzoz son işlem yöntemleriyle belirlenen değerlerin altında kalması mümkün olmuyor. Bunun yerine genellikle daha küçük turboşarjlı motorları daha düşük hız aralıklarında maksimum torkta kullanarak emisyonu azaltmayı hedefliyorlar. Bu da daha az enerji kullanarak aynı performansı göstermesi beklenen hidrolik sistemleri olumsuz etkiliyor.

Çözüm ise motor ve hidrolik sistem arasındaki veri alışverişi, değişken pompaların kullanımı ve motora göre ayarlanan akıllı performans yönetimidir. Ancak birbirinden farklı birçok mobil iş makinesi için tek bir çözüm düşünülemez.

Bosch bunun yerine mobil elektronik sistemler, yazılım, kontrol paneli ve elektrohidrolik bileşenlerden oluşan bir modüler sistem geliştirdi ve bunu, ölçeklendirilebilir sistem çözümlerini yapılandırmak için kullandı. Genellikle önceden belirlenen işlevlerin artık araç üreticisi tarafından programlanması gerekmiyor, daha kolay bir parametrelendirme yapmak yeterli oluyor. Özel bir işlev gerekiyorsa da Rexroth’un açık yazılım mimarisi MASAR, olabildiğince az çaba göstererek ekleme yapma özgürlüğünü sunuyor.

Veri Bulutu, Sahada Oluşabilecek Hataların Önüne Geçer

Motor ve hidrolik kontrol birimleri arasındaki iletişim ilk aşamayı oluşturuyor. Bu özellik, halen sahada kullanılan son teknoloji makinelerde kapsamlı olarak kullanılıyor. Geçilmesi gereken bir sonraki aşama, üst seviye sistemler arasında veri alışverişi yapılmasıdır. Şu anda uluslararası ağır makine üreticileri ve başlıca filo işletmecileri, mobil iş makinelerini Nesnelerin İnterneti ile donatmak için büyük ölçüde yatırım yapmaya başladı. Üzerinde çalışılabilecek birçok seçenek arasından önleyici bakım çalışmalarına öncelik veriliyor.